Hata
  • XML Parsing Error at 1:30. Error 18: unknown encoding
Ovacıkta Kış'ı Yaşamak PDF Yazdır E-posta
@ARINGI
Yazar @ARINGI   
Pazartesi, 08 Şubat 2010 16:21

ovac

Yaklasik 23 yil oluyor Ovacik da kis görmeyeli
( yani buradan aslinda epeyce de yaslandigimi itiraf etmis oluyorum).
Bu süre zarfinda orada yasadigim o uzun ve karli kis günlerini zaman zaman bellegimde canli tuttuysam da
Bircok ayrintiyi yeniden hatirladigimi farkettim.
Belki o zaman o günler bize cok uzun karanlik bunalticiydi, ama simdi özlenesi günler oldu.


Günesin sicakligini sakindigi, isigini baska kitalara daha cömertce harcadigi,
alabaligin neslini sürdürmek icin avcilardan sakinacagi dogumevleri aradigi,
gözelerin sütbeyazi kaynadigi, uzaklardan gelenlerin tekrar uzaklara döndügü,
agustos böceginin saltanatinin yavas yavas bittigi,
kirtasiyecilerin defter-kalem satislariyla keyiflendigi,
tuhafiyecilerin raflarina tuhaf tuhaf önlük-yakalik dizdikleri


Herkes bütün tarla-tum islerini bitirmis,
Karaderesin"den kislik odun ihtiyacini gidermeye calisiyor.
Safak sökmeden bohcalara doldurulan azikla cikilirdi yola. Ferolar, Burnak, Hanusagi ve Kizilweyran güzergahi.

takip edilerek varilirdi bizi bir kis boyu isitacak odun rezervine.
Bu yolculuklarda da bir sürü hikaye vardi.
Iste bilmem kim yolda ayi ile karsilasmis da ayiya.
selam verince ayi tükürüp arkasini dönüp gitmis de....
odun yüklü kagni konvoyu köye vardiginda biz ücüncü ya da dördüncü derste olurduk
ve kagni tekerleginin cizirtisi bölerdi nöbetci Ali nin caldigi zil sesini.


Barasorlular beklenirdi. katirlarina yükleyip kilometrelerce yoldan sonra bizlere ulastirdiklari,
elma, armut, ceviz ya da dut kap karsiligi alinirdi.
Bir tas fasülyeye karsilik bir tas elma ya da digerleri.
Yani bir nevi feodal ekonomik sistem, para yok, takas var.


Ziraat bankasinin verdigi tarim kredisi icin hergün baska bir köy siralanirdi banka önünde.
Önceki yilin kredisi ödenir ve yeni dönem kredisi alinir, alinan kredi ile yapilan ilk is ya
Turistik ya da Zozan restorantta izgara yiyip raki icmek olurdu genellikle. Sonra es icin bir salvarlik,
ogul icin bir gislavet lastik ayakkabi, kiz icin bir bluz, Kiliclar dan biraz meyve Turabi Genc ten bulgur,
pirinc, cay, seker, tek tek gazeteye sarilmis bardak....


Bu günlerdeki en zevkli sey de degirmen günleriydi.
Köylerden at yada katirlara yüklenen bugday degirmenlere getirilip kislik un ihtiyaci giderilirdi.
Degirmenci dogal beyazlik icinde bir kösede sobasini yakar sigarasini tüttürürdü.
Aksam olunca köyümüzdeki üc degirmene gruplar halinde giderdik,


yana sobanin etrafina toplanir genelde degirmencinin anlattigi hikayeleri dinler,
degirmen biciginin yapilip yaüilmadigina yogunlasirdik.
Eger o degirmende bicik yoksa baskasina gitmek icin lafi kisadan kesmenin yollari aranirdi.
Dedirmen bicigi sade un ile yogrulmus hamurdan yapilir, ocaga koyulur ve üstü közle örtülürdü.
Sobanin üstünde kaynatilan cayla bu küllü bicik bir lezziz olurdu ki anlatamam.
Lezzizligi, aslinda ortamindandi.
Yoksa kuru hamurdan yapilmis bicikle tava bicigi tabii ki karsilastirilamaz.


Ve ilk kar. Daglarin zirvelerinde günler öncesinden geleceginin heberini veren kar artik ovaya inmistir.
O yagdikca biz karamsarlasiriz, biz karamsarlastikca o yagar.
O bölgede yasamamis birisi icin artik baska mevsim yasayabilmek olsilik disidir.
Sanki hic gitmeyecekmis gibi gelir. Yazboyunca yaptigin keyfi yüzüne vurucasina yüzüne yüzüne yagar.
Oysa yaz boyunca keyif yapanlar uzaklardan gelenlerdi ve onlar de gittiler. Biz orada kalanlar,
yaz boyunca neler yasadigimizi ellerimizin nasiri, bellerimizin agrisi ile göstermistik.
O da beyaz insanlar gibi anlamiyordu bizi, yagdikca yagiyordu
. Bir ayrintiyi unutamam; kar ilk yagdiginda, annem kapiya cikar;
önce kuslara, dogadaki yuvasiz canlilara dua ederdi.
Sonra da dagda mücedele eden devrimcilere agitlar yakarak dua ederdi.


Gecenin derinligindesin, en güzel rüyalardasin.
Ve sip diye bir damla düsüyor yanagina.
Dönüyorsun diger tarafa, bir damla da oradan geliyor.
Damlalarin düstügü yerlere tepsiler, tabaklar, tencereler koyuluyor.


Hic olmazsa sabaha kadar idare edilsin diye.
Ama nafile ardi arkasi kesilmiyor damlanin.
Zaten bölünmüs uykuya bir de kaplara düsen damla sesleri eklenince kalkmaktan baska care yok.
Alinir kürekler cikilir dama. Dama cikinca bu kaderin sadece sana ait olmadigini görürsün.
Gecenin sessizligini damdan dama sohbetler böler.Egere evin iki kat ise iyi.


Amaaaa eger zemin ve tek kat ise vay haline.
Damdan asagiya dogru attigin kari bir süre sonra damdan yukari dogru atmak durumundasin.
Hele bir de küregin iyi degilse iyice yandin. yapisir kar kürege firlatamazsin,
onun icin ayri bir efor sarfedeceksin. Ve attigin her kalip kardan sonra ayaginla kürekte kalani temizleyeceksin.
Bu olmsuz durumu yasamamak icin sonbahardan küregini kuyrukyagi ile yaglaman lazim, bilesin.


Ama bu yorgunlugu üstünden alip götürecek bir gelisme olur. Tam son kaliplari atiyorken ocaktan yukari bir koku gelir.
Iste o bütün yorgunlugunu alir götürür.
Gelen koku bitmek üzere olan "KURDE" nin kokusudur..(yöremizin en sevdigim yemegi:)). Iki kat log cek ve in asagi.
Al kasigi eline ve giris kurdeye..Sonraki yillarda da cok kurde yedim ve hala daha cok severim.
Ama damda gece boyu atilmis kar ve cekilmis log ertesinde yiyilen kurde nin tadi bambaskadir.


Kapali yollar, soguk ve kardan dolayi tatil edilmis okullar, kahvehanelere dolusmus insanlar,
yer yer dagdan kopan cig sesleri, kurt ulumalari, köpek havlamalari, kesik elektrikler, akmayan sular......
iste Ovacik da kis böyleydi. O zaman ölüm gibi gelen o günleri birzaman özlemle anacagimi hic düsünmemistim dogrusu..


Suredar Kazim Dilekçi

 Kazim Dilekci

 

 

ovacik1

 ovacik2

ovacik3

 

ovacik5

 

ovacik6

 

ovacik7

 

Resimler: AKIN GEDİK

Pazartesi, 08 Şubat 2010 16:31 tarihinde güncellendi
 
CANLI YAYIN
RADYO OVACIK on Facebook

Online Yol Tv İzle

YOL TV CANLI IZLE

Anket

Çalışmalarımızı Nasıl Buluyorsunuz?
 

Ziyaret Saysı